Dünya piyasaları, ABD-İran görüşmelerine nasıl tepki verdi?

İranlı müzakerecilerin ABD ile yürütülen barış görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini açıklamasının ardından, Avrupa borsaları ve ABD endeks vadeli işlemleri hafif gerilerken petrol fiyatları düştü.

Gelişme, İran savaşını sona erdirmeye yönelik hassas sürecin çökmekte olduğuna dair endişeleri hafifletti.

Katar ve Pakistanlı yetkililer de yaptıkları ortak açıklamada, görüşmelerin ilk oturumunun tamamlandığını ve 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılması için hazırlanan yol haritasında ilerleme sağlandığını bildirdi.

Görüşmeler, daha önce Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını duyurmasıyla sekteye uğramıştı.

ABD Merkez Komutanlığının (CENTCOM) cumartesi günü bölgeden 55 geminin geçtiğini açıklamasının ardından deniz taşımacılığı yavaşlamış, bu durum ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni saldırı tehditlerinde bulunmasına yol açmıştı.

Müzakerelerdeki ilerleme işaretleriyle birlikte Brent ham petrol vadeli işlemleri erken saatlerdeki kazanımlarını geri vererek yüzde 0,7 düşüşle varil başına 80,07 dolara geriledi. Bu seviye, mayıs ayında kaydedilen 126,41 dolarlık zirvenin oldukça altında kaldı.

Avrupa’nın STOXX 600 endeksi yüzde 0,1 kayıpla seyrederken, ABD S&P 500 endeks vadeli işlemleri de erken saatlerdeki kayıplarını azaltarak yüzde 0,1 geriledi.

Wealth Club Baş Yatırım Stratejisti Susannah Streeter, İsviçre’deki görüşmelerde kalıcı bir çözüme doğru ilerleme kaydedildiğinin görüldüğünü ve petrol fiyatlarının yeniden düştüğünü belirtti.

Reuters ajansına konuşan Streeter, “Hâlâ katedilecek uzun bir yol olduğu ve uzun vadeli bir anlaşma imzalanmadan önce daha fazla engelin ortaya çıkabileceği açık” değerlendirmesinde bulundu.

Asya borsaları ise barış görüşmelerindeki ilerlemenin desteğiyle gece seansında yükseldi.

Japonya’nın Nikkei endeksi yüzde 1,6 değer kazanırken, geçen hafta yarı iletken hisselerine yönelik taleple yüzde 11’den fazla yükselen Güney Kore borsası yüzde 0,7 artış kaydetti.

PİYASALARDA FED’İN FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ

ABD Merkez Bankasının (Fed) geçen haftaki şahin açıklamalarının ardından, piyasaların eylül ayı gibi erken bir tarihte faiz artırımı ihtimalini yüzde 75 olarak fiyatlamasıyla ABD Hazine tahvilleri baskı altında kalmaya devam etti.

Vadeli işlemler yıl sonuna kadar yaklaşık 38 baz puanlık bir sıkılaştırmaya işaret ederken, 2 yıllık tahvil faizleri 4 baz puan kadar artarak 2025 başından bu yana en yüksek seviye olan yüzde 4,230’a yükseldi.

JPMorgan Çapraz Varlık Stratejisi Başkanı Fabio Bassi, temel senaryolarının sabırlı olunması ve ilk faiz artışının 2027’nin ikinci yarısında yapılması yönünde olduğunu belirtti.

Bassi, buna karşılık hata payının ve enflasyona karşı toleransın sınırlı olduğunu, daha erken faiz artışı risklerinin bulunduğunu ifade etti.

Fed’in şahin görünümü doların yen karşısında yüzde 0,3 değer kazanarak 161,77 seviyesine yükselmesine yardımcı oldu. Japonya’nın müdahale tehdidi, para biriminin 2024 yılında ulaştığı 40 yılın en yüksek seviyesi olan 161,96’ya çıkmasını engelleyen tek unsur oldu.

SİYASİ BELİRSİZLİK STERLİN’İ ZAYIFLATTI

İngiltere’de yaşanan siyasi belirsizlik ve yükselen dolar, Sterlin’in yüzde 0,37 değer kaybederek 1,319 dolara gerilemesine neden oldu.

Haberlerde, rakibi Andy Burnham’ın parlamentoda elde ettiği kesin seçim zaferinin ardından iktidardaki İşçi Partisi’ndeki bakanların istifa çağrılarını artırması üzerine Başbakan Keir Starmer’ın siyasi geleceğini değerlendirdiği aktarıldı.

NAB Piyasa Araştırmaları Başkanı Skye Masters, İngiltere Başbakanı’na yönelik olası bir liderlik mücadelesi ve bunun mali görünüm üzerindeki etkilerine değinerek, devlet tahvillerinin haftaya satış baskısıyla başlama olasılığının yüksek olduğunu belirtti.

Euro ise cuma günü 1,1418 ile son üç ayın en düşük seviyesini görmesinin ardından yüzde 0,3 kayıpla 1,144 dolara geriledi.