İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a statü verilmesi yönündeki ifadelerine sert bir yanıt verdi. Dervişoğlu, “Siz utanmıyorsunuz, sizin yerinize ben utanıyorum. Allah sizi ıslah etsin, nasıl biliyorsa öyle yapsın” dedi.
Dervişoğlu, Türkiye’de şu anda 24 milyon icra dosyası bulunduğunu belirterek, bu durumun sıradan bir borçtan çok daha fazlası olduğunu vurguladı. “Bu, geleceğimizi ipotek altına alan ağır bir yüktür,” diyen Dervişoğlu, iktidarın, sorunları çözmek yerine yurt dışında esnaf ziyaretleri yaparak kaçış yolu aradığını ifade etti.
Müsavat Dervişoğlu, Türkiye’deki fabrikaların çoğunun ya satılık ya da kiralık durumda olduğunu ve bunun nedeninin finansmana erişim eksikliği olduğunu söyledi. “Bir fabrika borçlarını ödeyemiyorsa, ürettiğini satamıyorsa o fabrikalar satılır,” şeklinde konuştu.
Nüfus ve doğurganlık oranlarının düştüğünü belirten Dervişoğlu, hükümetin halkla yüzleşmekten kaçtığını ve ekonomik sorunlar karşısında etkili çözümler üretmediğini dile getirdi. “25 yıllık bu sanat eserinin faali kim? Sayın Erdoğan, bu millet kimden hesap soracak biliyor musun?” diyerek eleştirilerini sürdürdü.
Dervişoğlu, artan boşanma oranları ve düşen evlilik istatistiklerine dikkat çekerek, iktidarın ekonomiyi yönetme konusunda yetersiz kaldığını ifade etti. “Enflasyon hedefleri masa başında uyduruluyor. Kira fiyatları yıllar içinde üç katına çıktı. Hayali oranlar, halkın tenceresini kaynatmıyor,” dedi.
Asgari ücretle ilgili de açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılması insani bir zorunluluktur,” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin enflasyonda ve yurtdışına verilen hibelerde rekor kırdığını belirten Dervişoğlu, bu durumu eleştirdi.
Son olarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de bir çağrıda bulunan Dervişoğlu, “Birtakım gazeteci görünümlü siyasi aparatlar, ülke siyaseti üzerinde oyun oynamaktadır. Bu durumda, geçmişten ders alarak birlikte mücadele etmeliyiz,” dedi. Dervişoğlu, iktidarın muhalefeti yok etme stratejisinin sadece seçim zaferine yönelik olmadığını, otoriter yönetim sürecinin bir parçası olduğunu vurguladı.