Çeşmeli sakız üreticileri Yunanistan’la rekabet etmek için kolları sıvıyor

Çeşmeli sakız üreticileri Yunanistan’la rekabet etmek için kolları sıvıyor

İzmir Çeşme’de 1959 yılında başlayan ancak ilerleyen yıllarda gereken önem verilmediği için duraklayan sakız üretimi, son 20 yıldır yeniden canlandırılmaya çalışılıyor. Sakız ağaçlarının dünyada sadece Yunanistan Sakız Adası ve Çeşme yarımadasında yetiştiği bilgisi üzerine hareket eden Çeşmeli üreticiler, ilçede 10 bin sakız ağacı dikti.

Yetişen 3 bin sakız ağacından ise bu yıl 50 kilo verim elde edildi. Ancak bölgedeki bir avuç sakız sevdalısı üretici için bu rakam yeterli değil. Sakızdan elde edilen mamullerle birlikte 2 milyar euroluk bir ciroya sahip olan Yunanistan’ın pazardaki tek hakimiyetini sona erdirmeyi arzu eden sakız üreticileri, turizm bölgesi olarak bilinen ve pek çok noktası doğal sit alanı olan Çeşme’de arazi tahsisi sorununa dikkat çekiyor. Çeşme’nin Yunanistan’la rekabet edebilesi için önce tarım ve orman arazilerine sakız ağacı dikmeleri gerektiğini kaydeden üreticiler, “Biz bu konuyu ağzımızda 20 yıldır sakız ettik ama uygulamaya geçemedik. Artık icraata geçelim. İnanın, biz Yunanistan’dan avantajlıyız” diye konuştu.

Çeşmeli sakız üreticisi Hasan Ege Tütüncüoğlu, şunları söyledi:

– Çeşme damla sakızı, önemli bir tarımsal ürün. Uzun yıllar Çeşme’de üretimi durmuş, ara verilmiş, yetişkin ağaçlar ortadan kaybolmuş. Bunu tekrar canlandırdık. Sakız, hem gastronomi hem farmakoloji hem de kozmetikte kullanılıyor ve dünyada 250 tonu sadece Yunanistan üretiyor. Ülke, bu katma değerli tarım ürününde tek pazar konumunda. Dolayısıyla bu ürünü ülkemizde de üretebilme imkanına sahip olmak çok önemli. Çeşme’de bu tarımsal ürünün mutlaka hızlı bir şekilde faaliyete geçmesi lazım.

– Sakız Adası ayrıca Avrupa Birliğinden aldığı özel belgelerden dolayı da dünyadaki tek tedarikçi durumunda fakat bu ürün Çeşme bölgesinde de yetişiyor. Biz ürünlerimizi uluslararası sertifikalı laboratuvarlarda teste gönderdik ve yüzde 99 aynı ürün olduğu anlaşıldı. Çeşme Tarım Müdürlüğümüz de coğrafi işaret için başvuruda bulundu. En kısa süre içerisinde Çeşme damla sakızı, kendi coğrafi patentli ismi ile üretime geçecek ve her sene artarak üreteceğiz. Türkiye’nin 20 ton civarında sakız ithalatı var. Uzun bir süre kendi ihtiyacımızı bile karşılasak ülkemiz için döviz çıktısını engellemiş oluruz.

– Ama bu fidanları toprakla buluşturamıyoruz. Çünkü burası turizm bölgesi ve doğal sit alanı. Tarımsal amaçlı tahsis, Çeşme bölgesinde verilmiyor. Tahsis alamadığımız için fidanlarımızı toprakla buluşturamıyoruz. Çok önemli bir zaman kaybı. Umarız en kısa zamanda tahsislere imkan sağlanır ve ağaçlarımızı toprakla buluştururuz. Çeşme geneline yayılacak bir sakız bilinirliliği ile hızlı bir şekilde üretime geçebilecek durumdayız. Sakız ağacından ürettiğimiz yan ürünler de var. Bu damla sakızının yağını da çıkartıyoruz. Damla sakızı yağı, özelikle farmakolojide yoğun olarak kullanılıyor. Sakız suyunun ise mide ve bağırsak sindirimleri için yararlı olduğuna dair bilimsel makaleler var. Damla sakızı, sakız yağı ve sakız suyu, onlarca sağlık problemine karşı üretiliyor.

– Tarımın yapılamayacağı yerlerde sakız ağacı yetiştirebiliriz. Sakız ağacı, sarp ve sert yerleri sever. Su ve ilaçlama ihtiyacı çok yoktur. Hastalık sıkıntısı yoktur. Sakızın tarımsal işletme maliyeti de düşüktür. Gerekli destekler sağlandığı takdirde, Çeşme’nin en büyük markası ve gelir kaynağı Çeşme damla sakızı olabilir. Burada müthiş bir imkan var. Ağaçları ürettik, fidanlar hazır. Şu anda fidanlar saksıda duruyor. Her yıl 15-20 bin civarında ağacı toprakla buluşturabilecek durumdayız. Yani her sene 100 dönüme ihtiyaç var. 5 sene sonra üretmeye başladığımızda, her sene de 15-20 bin ağacı diktiğimizi düşünürsek daha hızlı çoğalarak artan bir üretim kapasitesine sahip oluruz ve Sakız Adası’nın hakim olduğu dünya pazarında Çeşme damla sakızı da kendi pazarını oluşturur.

Üretici İbrahim Topal da Çeşme’nin turizmden önce tarım yönüyle öne çıkması gerektiğini ifade etti. İlçede turizmin önemli bir gelir kaynağı olması nedeniyle arazilerin pahalı olduğunu vurgulayan Topal, şöyle konuştu:

– Toprak çok pahalı olduğu için tarım ve orman arazileri ilgili önerilerimiz var. Devletle bir sözleşme yapalım. Bize araziyi versinler, biz ağaçları dikelim. Hatta ağaçlar da devletin olsun ama bunun işleme hakkını bize versin. Sakız ağacında 5 yılda ürün alabiliriz. Sakız Adası 904 kilometrekare ve adanın sadece 150 kilometrekarelik bölümünde sakız ağacı yetişiyor. Sakız Adası, sakızdan elde edilmiş mamullerle beraber 2 milyar euroluk bir ciroya sahip.

– Çeşme yarımadası ise 2 bin 150 kilometrekare ve her karış toprağında sakız yetişir. Bizim potansiyelimiz Sakız Adası’ndan 10 misli fazla. Ancak bu konuda çok geri kaldık. Bizim Sakız Adası’ndan bir yılda ithal ettiğimiz sakızı üretmemiz için 100 bin ağaca ihtiyacımız var. 100 bin ağaç için de bin dönüm bir araziye ihtiyaç var. 100 bin fidanı yetiştirmek çok kolay değil ama 5 yılda bin dönüm araziyi kendi ihtiyacımızı karşılayacak kadar doldururuz. İleri vadede de sakız ihraç edecek noktaya gelebiliriz. Biz bu konuyu ağzımızda 20 yıldır sakız ettik ama uygulamaya geçemedik. Artık icraata geçelim. İnanın, biz Yunanistan’dan avantajlıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.