El Nino kabusu dönüyor

Emre ERGÜL

La Nina ve El Nino…İspanyolca sırasıyla “Küçük kız” ve “Küçük oğlan” anlamına geliyor. La Nina, Pasifik Okyanusu’nun ekvatoral bandındaki okyanus suyu sıcaklığının 3-5 derece arası düştüğü; El Nino ise aynı derecelerle arttığı iki farklı iklim olayı…Ancak etkileri pek de isimleri gibi sevimli değil… Hava olaylarında üç yıldır etkisini gösteren La Nina sona erdi; El Nino ise başlamak üzere…

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü’ne (WMO) göre, El Nino kabusunun haziran sonuna kadar başlama oranı yüzde 60. Ağustosa kadar başlama ihtimali yüzde 70, eylülde başlama ihtimali ise yüzde 80…

El Nino hava olayı sırasında, ekvator boyunca batı yönünde esen rüzgarlar yavaşlıyor, ılık sular doğuya itiliyor ve okyanuslarda yüzey sıcaklıkları artıyor. Bu da hava sıcaklıklarının ortalama 0.2 santigrat derece artmasına neden oluyor.

Dünyaca ünlü Science dergisi, El Nino’nun geri dönüşüyle birlikte 2023 ve 2024’te sıcaklık rekorlarının kırılabileceğine dikkat çekti ve ekledi:

“2029’a kadar El Nino’nun küresel ekonomiye 5 yıllık zararı tam 3 trilyon dolar olacak.” Uyarı bitti mi, hayır: “Küresel ortalama yüzey sıcaklıkları önümüzdeki beş yılın birinde 1.5 derece artma olasılığı da yüzde 66.

ABD’ye zararı 699 milyar $

BBC’nin hesaplamasına göre, en büyük ekonomik darbeyi, bu 3 trilyon dolarlık zararın 699 milyar dolarını görecek olan ABD yiyecek. Orman yangınları, tarım ve balıkçılıkta üretimde düşüklük, seller ve kasırgalardan dolayı altyapıların bozulması ve salgın hastalıklar insanoğlunun El Nino döneminde karşı karşıya kalabileceği tehlikelerden bazıları…

El Ninolar arasında kayıtlara en “darbe vuran” diye geçenleri, 1982 ve 2016 El Ninoları oldu… Science dergisi, El Nino’nun ekonomik etkisini şöyle anlattı: “1982 ve 1997’deki El Nino olayları yüzünden 1988 ve ve 2003’te ABD’deki gayri safi milli hasıla yüzde 3 düştü. Peru ve Endonezya’da aynı dönemde yüzde 10’dan fazla düşüktü.”

“İnsanoğlu hazırlanmalı”

Chicago Üniversitesi’nden Amir Jina, “GSYİH, El Nino’nun neden olacağı sonuçların yalnızca küçük bir bölümünü kapsıyor” derken, “Bulgular yalnızca şu anda ne kadar savunmasız olduğumuzu değil, iklim daha değişken hale geldikçe gelecekte ne kadar savunmasız olabileceğimizi ortaya koyuyor” diye uyardı. 2016, El Nino ve sera gazlarından kaynaklanan insan kaynaklı ısınma nedeniyle kaydedilen en sıcak yıl olmuştu.

Şimdi gözler 2024’te. Çünkü küresel sıcaklıklar üzerindeki etki, genellikle yaşandıktan sonraki yıl içinde ortaya çıkıyor. Bu nedenle de etkileri muhtemelen 2024’te en belirgin hale gelecek. Tüm bu gerekçeler nedeniyle de WMO Başkanı Prof. Petteri Taalas’ın uyarısına açıkça kulak kabartmalıyız: “El Nino’nun gelişine hazırlanmalıyız.”

El Nino döneminde nereler kurak, nereler yağışlı olur?

Meteorologlara göre, El Nino en karışık iklim olayı. Nedeni ise iki El Nino döneminde yaşanan hava olaylarının, birbirleriyle benzerlik taşımaması… Uzmanlar normal şartlarda El Nino etkisini şöyle sıralıyor:

Öztel: Yaza daha yakın sonbaharlar yaşayabiliriz

Herkesin aklına ilk olarak “Ankara ve Sivas’taki sellerin El Nino’yla bir bağı var mı?” sorusu geliyor. Meteoroloji mühendisi Hüseyin Öztel, bu soru ve beklenen El Nino’nun Türkiye’ye etkisini DÜNYA’ya şöyle değerlendirdi:

Ankara ve Sivas’taki hava olaylarının El Nino’yla hiçbir ilişkisi yok. 20 yılda olabilecek bir hava olayı bu yıla denk geldi. Sıcaklıklarla hızlıca kuraklığa dönebiliriz

El Nino’nun en şiddetlisi 1982’de yaşandı. Sonbaharda (dünyada) göreceğimiz El Nino’nun 1982’dekinin 1.5, hatta 2 katı olacağı konuşuluyor. Bu oran çok kayda değer. 2024’te sıcaklık ortalaması tavana çıkabilir

El Nino, Güney Amerika’nın (Peru, Kolombiya) batısından Avustralya’ya doğru olan bölgede başlar. Tayfunlara neden olabilir. Amerikalılar, 2005’teki Katrina Kasırgası’nı pek hatırlamak istemez. Ama 2024’te ondan daha serti yaşanabilir. Bu tip kasırgalar 100 yılda bir olur normalde. Ama sıklığı 15-20 yıla düşebilir.

El Nino döneminde Avrupa’nın batısı (Belçika’ya kadar olan ülkeler) daha ılık kışlar yaşar. Direkt etkisi olmasa da Türkiye’de daha yaza benzer sonbaharlar, daha ılık kışlar yaşayabiliriz.

Orman yangınları olabilir, tarım etkilenebilir. Tarım için yağış projeksiyonları yapılmalı. Bu sayede kırılganlığımızı azaltırız. Yoksa büyük darbe görebiliriz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*