Rusya’dan Ukrayna’daki Bayraktar fabrikasını vurma tehdidi

Bayraktar grubunun Ukrayna’da inşa edilmekte olan dron fabrikasının bir yıl içinde üretime başlayacağını açıklamasına Rusya’dan tepki geldi. Rusya Parlamentosu Uluslararası İlişkiler Komisyonu Üyesi Dimitri Belik, Bayraktar fabrikasının Moskova’nın ‘meşru hedefi’ haline geleceğini belirtti.

Gazeteci Murat Yetkin, Belik’in açıklamasının Putin’in Türkiye ziyaretinin ertelenmesi açıklaması ile ard arda gelmesine dikkat çekti, Türkiye’nin tek sorununun Bayraktar fabrikası olmadığını yazdı. Yetkin’in “Rusya’dan Bayraktar fabrikasını vurma tehdidi ve NATO’nun çağrısı” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Medya Günlüğünde Fuad Safarov’un haberinden öğrendiğimize göre, Lenta.ru siyasine konuşan Rusya Parlamentosu Uluslararası İlişkiler Komisyonu Üyesi Dimitri Belik, Bayraktar fabrikasının Moskova’nın ‘meşru hedefi’ haline geleceğini söylemiş. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in Birleşik Rusya partisinin Sivastapol milletvekili olan Belik, Ukrayna savaşındaki rolü gerekçesiyle halen Avrupa Birliği, İngiltere ve Kanada yaptırımları altında.

‘VURULSA BİLE İLİŞKİLER BOZULMAZ’ MI?

Belik tehdidini şöyle gerekçelendirmiş:
• ‘Erdoğan pragmatik davranarak ülkesinin ulusal çıkarlarını koruyor. Hem Bayraktar satarak hem de Türk Akımı yoluyla Avrupa’ya giden Rus gaz sevkiyatından gelir elde ederek ülkesinin çıkarlarını koruduğunu anlıyoruz.
• ‘Ama bizim kendi hedeflerimiz var. Şunu bir kez daha vurgulamak isterim ki, eğer bu tesis askeri teçhizat üretiyorsa o zaman meşru bir hedef olarak görürüz’
‘Bu konuda Türkiye’ye yasak koyamayız’ diyor Rus vekil, ancak ‘Rusya’nın da karşı koyma hakkına sahip’ olduğunu söylüyor
İşin daha da ilginç yanı, Belik, Rus kuvvetleri Bayraktar vursa dahi bunun Türkiye-Rusya ilişkilerini bozmayacağı iddiasında. Bunu da ‘iki ülkenin pek çok konuda ortak dil bulabildiği’ iddiasına dayandırıyor.

(…)

Hem Putin hem Erdoğan ‘çelişkilere takılmayalım, ortak noktalara bakalım’ dedikten sonra Belik’in sözlerine çok da şaşırmamak gerek.
Öte yandan Belik’in Bayraktar fabrikasını hedef alabilecekleri uyarısında bulunan bu sözlerini Putin’in 12 Şubat’ta beklenen ziyaretini 15-17 Mart’ta yapılacak Rusya başkanlık seçimleri gerekçesiyle ertelendiğinin açıklandığı sırada sarf ettiğini de kayda alalım.

NATO’DAN SİLAHLANMA ÇAĞRISI

Türkiye’nin şu sıralar Rusya’yla önünde duran tek sorun Bayraktar fabrikası değil. Örneğin, geçen yıl seçim öncesi Putin’in Erdoğan’ı zora düşürmemek için bir yıllığına ertelediği BOTAŞ doğal baz borçları var. Örneğin, Türk bankalarının ABD yaptırımlarına yakalanmamak için Rus vatandaşlarının işlemlerini ‘sıkılaştırması’ sorunu var. Ve örneğin, Türkiye’nin F-25 programına dönmesi için ABD’nin S-400 füzelerini engel olarak dayatması konusu var.
İşte tam bu sırada, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İttifak’ın Avrupalı üye ülkelerini daha çok silah üretmeye çağırdı. 11 Şubat’ta Almanya’nın Welt am Sonntag gazetesinde mülakatı yayınlanan Stoltenberg, ABD Kongresindeki Cumhuriyetçilerin Ukrayna’ya silah yardımı bütçesini engellemesini çağrısına gerekçe olarak göstermiş. Moskova’nın askeri harcamaları yüzde 70 artırma kararı aldığını söyleyen Stoltenberg, Avrupa’nın Rusya’yla ‘muhtemelen on yıllarca sürecek bir çatışmaya hazır olmasında’ fayda buluyor.

‘ÇATIŞMA DÖNEMİ ÜRETİMİ’

NATO Genel Sekreterinin şu sözleri savaş rüzgarlarının sertleşmeye başladığının kanıtı gibi: silahlanmada ‘Barış döneminin yavaş üretiminden, çatışma dönemlerinde gerekli olan hızlı üretimine’ geçilmesi gerektiğini söylüyor.
Bu konuda en çabuk hareket eden ülke Almanya oldu. Almanya’nın Rusya’nın Ukrayna savaşını takiben açıkladığı 100 milyar avroluk silahlanma bütçesi, İkinci Dünya Savaşından bu yana rekor büyüklükte.
NATO’nun Avrupalı ortaklarının Rusya korkusunu besleyen bir diğer unsur da Kasım 2024’teki ABD Başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın yeniden seçilmesi ihtimali. Stoltenberg’in bu yüzden sert eleştirdiği Trump NATO aidatını tam ödemeyen ülkelere saldırı anında dahi yardım etmeyeceği tehdidini savuruyor. NATO üyelik kurallarına göre, ülkeler milli gelirlerinin (GSYH) en az yüzde 2’sini NATO’ya vermek zorunda. Son yıllarda Bayraktar ve TUSAŞ örneklerinde görülen dron imalatından Milgem ve Roketsan’a dek savunma sanayiinde atılım yapan Türkiye de yüzde 2 hedefinin altında kalan NATO üyelerinden; 2023’te yüzde 1,3 civarında kalmış. Kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı, güneyde Suriye iç savaşı, Gazze krizi ve PKK’yla mücadele Türkiye üzerindeki savunma baskısını artırıyor.”

(HABER MERKEZİ)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*